Şubat 28, 2009

Kulaklık




Bu kulaklığı çok beğendim.

Stilyasam.com da gördüm.

Şubat 26, 2009

Bıçaklı Çatal




Dizayn harikası çatal ayrıca bıçağa yer bırakmıyor. Bilhassa pizza yerken çok pratik.

Kaynak. www.stilyasam.com

Şubat 23, 2009

Oscar Ödülleri


Aferin bana! 6 tahminimden 5'i tuttu. Sadece En İyi Erkek Oyuncu Dalında gay lobisine yenildim! Sean Penn Milk rolündeki Gay Politikacı rolüyle ödülü aldı. Yazık oldu güreşçiye.

Şubat 22, 2009

Oscar Ödülleri


Bu yıl 81. düzenlenecek Oscar Töreni öncesi ben de tahminlerimi yazdım. Bu gece sabaha karşı Türkiye Saati ile 03.30 da açıklanacak Akademi Ödülleri için gönlümden geçen kazanacaklar listesi: (ne günlere geldik. Oscar alan filmleri ülkemizde 15-20 yıl sonra belki izliyorduk. Birçoğu hiç gelmedi bile. Şimdi ise daha vizyona girmemiş filmleri bile seyrettik.)

En İyi Film : Slumdog Millionaire
En iyi Yönetmen : Danny Boyle
En İyi Erkek Oyuncu : Mickey Rourke
En İyi Kadın Oyuncu : Kate Winslet
En İyi Yrd.Erkek Oyuncu : Heath Ledger
En İyi Yrd.Kadın Oyuncu : Penelope Cruz

Şubat 21, 2009

Sokak Kedileri


Son zamanlarda sokak kedilerinin insanın yüzüne bakarak yalvar yakar miyavlamaları arttı mı bana mı öyle geliyor bilmiyorum. Ama sanki sokak kedileri tembelleşti hazıra konmaya çalışan arsız hayvanlar haline geldi. Bunda kışın ve soğuğun etkisi olduğunu zannetmiyorum. Çünkü bu; yazın da gözlemlediğim bir konu. Bunda bence hazır mamaların kedileri tembelleştirdiği, onları araştırma, çalışma, ekmeğini çöpten çıkarma konusunda atalete itmesinin rolü var. Elinde hazır mama torbalarıyla gezen teyzelerin kedilerin önüne hesapsız, kitapsız miktarlarda kedi maması dökmelerinin onlara iyilik mi yoksa kötülük mü ettiği konusunda emin değilim. Eskiden hazır mama mı vardı. Kediler bugüne kadar geldi. Hesapsız kitapsiz kedi maması bence kedilerin kof, tembel olmalarını sağladığı gibi onların avcı özelliklerini de öldürüyor. Evinizdeki kedileri istediğiniz mama ile besleyin ama sokak kedileri için biraz düşünün derim. Yanda kedi mamasını henüz yemiş bir sokak kedisini görüyorsunuz. (Kim bilir belkide orgazm anındaki bir kedi fotoğrafıdır)

Şubat 10, 2009

Bilimsiz Kurgusal Güldürüsüz

Geçen akşam Ferhan Şensoy'un " 2019 bilimsiz kurgusal güldürü" adlı oyununa gitmek durumunda kaldık. Durumunda kaldım diyorum; çünkü hatırını kıramıyacağım bir dostum elinde 2 localık (8 kişi) davetiye bulunduğunu söyleyince kalktık gittik. Adında güldürü olmasına rağmen Ferhan Şensoy'un beni değil güldürmek gülümsetebilmesinin bile onun açısından büyük başarı olacağını bilmeme rağmen belki de eğleniriz diye kalktık gittik. Gitmez olsaydık. Birinci perdeyi nasıl zor bitirdiğimi (sırf arkadaşımıza ayıp olmasın diye dayandık), arada çantamı, montumu kaptığım gibi arkama bile bakmadan oradan nasıl kaçtığımı anlatamam. 2019 yılında Türkiye'nin İran benzeri bir ülke olacağı varsayımı üzerine kurgulanmış, 15 yaşında bir çocuk tarafından yazılsa çok daha espirili ve düşündürücü olabilecek bir konu Ferhan Şensoy'un elinde piç olmuş. Yazık oraya para verip gelenlerin 20-30 lirasına. Allahtan para vermemişim. O ne klişe espriler, hiçbir zeka barındırmayan yapay sözler anlatamam. Beş kişi bir araya gelelim bu Türkiye 2019'da nasıl olur geyiği çevirelim bundan daha espirili olmazsa para almayız!. Gitmeyi aklınızdan bile geçirmeyin paranıza yazık. 

Şubat 06, 2009

Kist'iniz Varsa

Kalbin üzerindeki köz olarak söndürülesin, duvarın üzerindeki gübre gibi çekip küçülesin, kovadaki su gibi kuruyup uçasın, keten tohumu kadar küçülesin ve bir pirenin kalça kemiğinden daha da küçük olasın ve o kadar küçülesin ki yok olasın.

(Kistin yok olması için yazılmış efsun. Ortaçağda Büyü Sh.115)

Şubat 04, 2009

Yeni Vapurumuz

Bu sabah Kadıköy'den Beşiktaş'a geçerken yeni Fatih vapuruna bindim. İskelede beklerken daha yanaşması anında modernliğinin yanısıra, bildiğimiz şehir hatları vapurlarımızın çizgilerini taşıdığını farkettim. Ne de olsa bizim oylarımızla seçilmişti. Hızla yanaştı, kapının önündeki çelik köprü indi ve otomatik kapılar açıldı. Artık tahta iskeleler ve onu içeri iten ve çeken görevliler yoktu. Çok geniş çıkış kapısından vapur 1-2 dakika içinde boşaldı. İçi mükemmel dizayn edilmiş, çok geniş ve ferah görünüyor. İkili koltuklar sıkışmalara meydan vermeyecek şekilde oturulmasını sağlıyor. Plazma televizyonları, modern ve çok temiz görünen büfesi ile vapur çok çağdaş bir ulaşım aracı görünümünde. Bu notları vapurda yazmaya başladım. Cam kenarında oturduğum halde, vapurun kalktığını hiç farketmedim. Dışarı baktığımda Haydarpaşa önlerindeydik. Çok sessiz ve sarsıntısız yol alıyor. 1800 kişilik kapasitesi olan vapur tıklım tıklım dolu Kadıköy yolcusunu aldığı gibi, birçok boş yer vardı. Vapurun en önemli özelliği ise müthiş geniş ve panaromik pencereleri. Yeni vapurumuzu çok beğendim. Tek kusuru iniş ve biniş rampası. Çelik köprü çok dik ve düz. Ben binerken bir hanımı kolundan tutup yukarı çektim, inerken topuklu çizmeli bir hanım yok mu beni bu kaydıraktan indirecek biri diye bağırıyordu. O rampaya bir çare bulunmazsa çok can yanar. Bunun yağmuru var karı var. O iskele ya basamaklı olmalı ya da en azından enlemesine çubuklarla kaymalar önlenmeli.

Bu arada martıların yeni vapurumuzu hiç yadırgamadıkları belli. Çığlık çığlığa peşisıra uçuyorlardı.

Şubat 03, 2009

Mustafa


Sonunda ben de seyrettim. Filmi seyredip bitirdikten sonra ilk tepki olarak filme gitmeyin diye mail atanlara yazıklar olsun demek geçti içimden. Bir masum belgeselin izlenmesine dahi tahammül edemeyenlerin bir karikatüre tahammül edemeyen fanatik dinciden ne farkı vardır karar veremedim.
Atam seni alkolik, kadın ve zevk düşkünü, korkak, dinsiz komünist gösteriyor diye kızmışlar filmi izlemeyenler! Seni boylu poslu (en az 2 metre), ağzına içki koymayan, üzülmeyen, hata yapmayan, kadınlarla sevişmeyen, hiç korkmayan biri zannettikleri için kızmışlar filmi izlemeyenler!
Üç kadın! Film boyunca sadece üç kadın -Corinne, Fikriye ve Latife- adı geçtiği için seni kadın düşkünü gösteriyor diye kızmışlar filmi izlemeyenler!
Tek bir sahnede içki içen atam alkolik olmuş muhafazakar ulusalcıların gözünde.
Benim gibi atamı derinliğine bilmeyen birinin bildiklerini bile göstermeye cesaret edememiş Can Dündar. Buna cesaret etseymiş herhalde şu an idamla yargılanıyor olurdu.
Kısacası atam ben seni bütün bu insani yönlerinle daha çok sevdim. Ve şimdi de mevcut bu millete rağmen yaptıklarını; bir kere daha takdir ettim atam. İyi ki şimdi yaşamıyorsun da seni koruduklarını zannedenlere, seni sevenlere tahammül etmek zorunda kalmıyorsun atam. Heyhat biz onlarla yaşamak zorundayız atam.